Ana içeriğe geç

👶 Bebek İsimleri ve Anlamları

Anlamı ve kökeniyle binlerce bebek ismi. Erkek bebek isimleri, kız bebek isimleri, A'dan Z'ye alfabetik bebek ismi sözlüğü.

336 isim listeleniyor

Abdullah Allah'ın kulu. Arapça Abdurrahman Çok merhametli olan Allah'ın kulu. Arapça Açelya Çeşitli renklerde gösterişli çiçekler açan süs bitkisi. Rumca/Yunanca Ada Çevresi sularla çevrili kara parçası. Türkçe Adem İnsan, topraktan yaratılan; ilk insan ve peygamber Âdem'in adı. İbranice Ahmet Çok övülen, en çok övülmüş kimse. Arapça Ahsen En güzel, çok güzel, en iyi. Arapça Ali Yüce, ulu, yüksek; değerli kimse. Arapça Alp Yiğit, kahraman, cesur savaşçı. Türkçe Alparslan Yiğit aslan; Selçuklu sultanı Alparslan'ın adı. Türkçe Arda Ardıl, halef; arkadan gelen, soyu sürdüren. Türkçe Aren Saf, temiz, katışıksız; dağ koyunu, yaban koçu. Türkçe Asel Bal; tatlılık ve şirinlik simgesi. Arapça Aslan Güçlü ve yırtıcı hayvan; yiğit, cesur kimse. Türkçe Aslı Aslına uygun, gerçek, öz; Kerem ile Aslı hikâyesinin kadın kahramanı. Türkçe Asya En büyük kıtanın adı; doğu ülkeleri. Rumca/Yunanca Atakan Ata ile kan birleşimi; atalardan gelen soylu kan. Türkçe Atilla Büyük Hun hükümdarı Attila'nın adı; güçlü lider. Türkçe Atlas Gökyüzünü taşıyan efsanevi dev; harita kitabı. Rumca/Yunanca Ayazhan Ayaz ile han birleşimi; berrak ve soğuk geceyi andıran hükümdar. Türkçe Aybars Ay ile pars sözcüklerinden; ay gibi parlak, pars gibi güçlü. Türkçe Aybike Ay ile bike (hanım) birleşimi; ay gibi güzel hanım. Türkçe Aybüke Ay ile büke (akıllı, bilge kadın) birleşimi; ay gibi parlak bilge. Türkçe Ayça Yeni doğan ay, hilal biçiminde ince ay. Türkçe Aylin Ay ışığı, ayın hâlesi; ay gibi güzel ve parlak. Türkçe Aynur Ay ile nur birleşimi; ay ışığı, parlak ay. Türkçe Ayşe Yaşayan, canlı; bolluk ve refah içinde yaşayan kadın. Arapça Aysel Ay ışığı sel gibi olan; ay gibi parlak ve coşkun. Türkçe Aysima Ay yüzlü; yüzü ay gibi parlak ve güzel olan. Türkçe Aysu Ay ile su birleşimi; ay ışığının suya vurması, berraklık. Türkçe Aytaç Ay ile taç birleşimi; ay tacı, parlak ve değerli. Türkçe Ayten Ay teni; teni ay gibi parlak ve güzel olan kadın. Türkçe Bade Kadeh; mecazi olarak içki, şarap. Farsça Bahar İlkbahar mevsimi; tazelik, canlanma ve gençlik simgesi. Farsça Banu Hanım, hanımefendi; soylu ve saygın kadın. Farsça Barış Savaşın olmadığı durum; uyum, huzur ve dirlik. Türkçe Batuhan Sağlam ve güçlü han; Batu Han'a gönderme. Türkçe Bedirhan Dolunay gibi parlak han; aydınlık hükümdar. Arapça Begonya Renkli ve gösterişli çiçekleriyle bilinen süs bitkisi. Latince Bekir Erken davranan, ilk; taze ve genç kimse. Arapça Belinay Suya yansıyan ay ışığı; göl üzerindeki ay aydınlığı. Türkçe Berat Aklanma, suçsuzluk belgesi; Berat Kandili'ne gönderme. Arapça Beren Güçlü, akıllı ve becerikli kadın. Türkçe Berk Sağlam, güçlü, sert; aynı zamanda şimşek anlamı taşır. Türkçe Berra İyi, hayırlı, doğru sözlü ve itaatkâr kadın. Arapça Berrak Duru, temiz, saydam ve net; içi görünen saflık. Türkçe Bertan Ber (sağlam, güçlü) ile tan (şafak) birleşimi; güçlü şafak. Türkçe Beyza Bembeyaz, çok beyaz, lekesiz ve tertemiz. Arapça Bilal Su, ıslaklık; İslam'ın ilk müezzini Bilal-i Habeşi'nin adı. Arapça Bilge Bilgili, akıllı ve olgun kimse; hikmet sahibi. Türkçe Bora Şiddetli ve geçici fırtına, sert rüzgar. Türkçe Bozkurt Türk mitolojisinde yol gösterici kutsal kurt. Türkçe Bülent Yüksek, yüce, ulu. Farsça Bulut Gökyüzünde su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan kütle. Türkçe Burak Şimşek, parıltı; Hz. Muhammed'in miraçta bindiği bineğin adı. Arapça Buse Öpücük; sevgi ve şefkat ifadesi. Farsça Büşra Müjde, sevindirici haber, iyi haber. Arapça Cafer Küçük akarsu, dere; bol su kaynağı. Arapça Çağan Bayram, şenlik, kutlama günü. Türkçe Çağatay Yiğit, güçlü tay; Cengiz Han'ın oğlunun adı. Türkçe Çağdaş Aynı çağda yaşayan; modern, yeniliğe açık kimse. Türkçe Çağla Olgunlaşmamış taze badem veya kayısı; tazelik simgesi. Türkçe Çağrı Davet, çağırma; ayrıca doğan kuşu (çakır). Türkçe Cansel Can ile sel birleşimi; coşkulu ve canlı, hayat dolu. Türkçe Cansu Can ile su birleşimi; can veren su, hayat kaynağı. Türkçe Cem Topluluk, bir araya gelme; efsanevi hükümdar Cemşid'e gönderme. Farsça Cengiz Güçlü, sert, savaşçı; Cengiz Han'a gönderme. Türkçe Cenk Savaş, vuruşma, mücadele. Farsça Ceren Genç ceylan, karaca yavrusu; zarif ve hızlı. Türkçe Ceylan İnce uzun bacaklı, güzel gözlü, zarif yabani hayvan. Türkçe Çiçek Bitkilerin üreme organı olan, çoğu renkli ve kokulu organ. Türkçe Cihan Dünya, evren, kâinat. Farsça Çınar Uzun ömürlü, gövdesi kalın büyük gölgeli ağaç; sağlamlık simgesi. Farsça Cömert Eli açık, paylaşmayı seven; iyilikten kaçınmayan kimse. Farsça Damla Yuvarlak biçimde dökülen küçük sıvı parçası; çiy tanesi. Türkçe Davut Sevgili, sevilen kimse; Davut peygamberin adı. İbranice Defne Yaprakları güzel kokan, her zaman yeşil kalan bir ağaç. Rumca/Yunanca Defnegül Defne ile gül birleşimi; güzel kokulu çiçek ve yaprak. Farsça Demir Sağlam, dayanıklı maden; güçlü ve sağlam kimse. Türkçe Demirhan Demir ile han birleşimi; güçlü ve sağlam hükümdar. Türkçe Deniz Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan geniş tuzlu su kütlesi. Türkçe Derya Deniz, engin su; bilgi ve gönül zenginliği çağrışımı. Farsça Devran Zaman, dünyanın gidişi, talih ve kader. Arapça Dila Gönül, kalp; gönle hitap eden, sevimli. Farsça Dilara Gönül süsleyen, gönle ferahlık veren güzel kadın. Farsça Doğa Canlı ve cansız varlıkların tümü, tabiat. Türkçe Doğan Yırtıcı bir kuş; ayrıca doğmuş, dünyaya gelmiş anlamında. Türkçe Doğukan Doğu ile kan birleşimi; doğudan gelen soylu kan. Türkçe Doruk Bir şeyin en yüksek noktası, zirve, tepe. Türkçe Duru Berrak, temiz, saydam; saf ve katışıksız. Türkçe Ebru Kâğıt üzerine yapılan renkli su süsleme sanatı; kaş. Farsça Ece Kraliçe, güzel ve akıllı kadın hükümdar; ulu, büyük. Türkçe Eda Naz, işve, davranıştaki incelik ve zarafet. Arapça Ediz Yüce, yüksek, değerli ve saygın kimse. Türkçe Efe Ege bölgesi zeybeği; yiğit, mert ve cesur delikanlı. Türkçe Eflin Bağ, sarmaşık; sevimli ve zarif kadın. Türkçe Ege Ege Denizi; ayrıca koruyucu, sahip, ağabey anlamında kullanılır. Türkçe Ela Sarıya çalan kestane renginde göz; bal rengi göz. Türkçe Elif Alfabenin ilk harfi; ince, uzun ve zarif kadın. Arapça Eliz İnce, narin ve zarif; el (yurt) ile ilgili. Türkçe Emine Güvenilir, emin, inanılır kadın; Hz. Muhammed'in annesinin adı. Arapça Emir Bey, komutan; bir topluluğun başı, yönetici. Arapça Emre Âşık, dost, gönül arkadaşı; Yunus Emre'ye gönderme. Türkçe Enes Dost, cana yakın, gönülden bağlı kimse. Arapça Engin Ucu bucağı görünmeyen geniş ve açık deniz; sınırsız. Türkçe Ercan Er (yiğit) ile can birleşimi; yiğit canlı kimse. Türkçe Erdem Fazilet, ahlaki üstünlük; iyi nitelik, meziyet. Türkçe Eren Ermiş, olgun kimse; yüce bir mertebeye ulaşmış kişi. Türkçe Erhan Er (yiğit) ile han birleşimi; yiğit hükümdar. Türkçe Erkan Erkân; ileri gelenler, saygın kişiler; yiğit kan. Türkçe Ertuğrul Yiğit doğan kuşu; Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Bey'in adı. Türkçe Esin İlham, içe doğan duygu; hafif esinti. Türkçe Eslem En sağlam, en güvenilir, kusursuz; barışa en yatkın. Arapça Eslihan Esli (rüzgarlı) ile han birleşimi; soylu ve zarif kadın. Türkçe Esma İsimler, adlar; yüce ve güzel adlara sahip kadın. Arapça Esra Geceleyin yürüme, yolculuk; İsra olayına gönderme. Arapça Eylül Yılın dokuzuncu ayı; sonbaharın başlangıcı. Arapça Eymen Daha uğurlu, daha bereketli; sağ taraftan gelen, hayırlı. Arapça Eyüp Sabreden, tövbe eden; sabrıyla bilinen Eyüp peygamberin adı. İbranice Ezgi Melodi, makam, ahenkli ses dizisi. Türkçe Faruk Doğru ile yanlışı, hakkı batıldan ayıran kimse. Arapça Fatih Fetheden, ele geçiren; İstanbul'u fetheden Sultan II. Mehmet'in lakabı Arapça Fatma Sütten kesen; Hz. Muhammed'in kızı Fatıma'nın adı. Arapça Ferhat Ferhat ile Şirin hikâyesinin kahramanı; sevda uğruna dağ delen âşık. Farsça Feride Eşsiz, benzersiz, tek; çok değerli inci. Arapça Ferman Padişah buyruğu, emir; resmi yazılı emir. Farsça Filiz Yeni sürgün, taze fidan; tazelik ve gençlik simgesi. Rumca/Yunanca Furkan İyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı ayıran; Kur'an'ın adlarından biri. Arapça Galip Yenen, üstün gelen, galip gelen kimse. Arapça Gamze Gülerken yanakta oluşan küçük çukur; süzgün bakış. Farsça Gizem Sır, esrar; açıklanmamış, gizli kalmış şey. Türkçe Gökberk Gök ile berk (sağlam) birleşimi; gök kadar sağlam ve güçlü. Türkçe Gökçe Gök rengi, mavimsi; güzel, sevimli ve hoş. Türkçe Gökhan Gök ile han birleşimi; göklerin hükümdarı. Türkçe Görkem Göz alıcı güzellik, ihtişam, heybet. Türkçe Gül Güzel kokulu, çok sevilen süs çiçeği; güzellik simgesi. Farsça Gülnur Gül ile nur birleşimi; ışık saçan gül, parlak güzellik. Farsça Gülşah Güllerin şahı, en güzel gül. Farsça Gülşen Gül bahçesi, güllük; güzelliklerle dolu yer. Farsça Hacer Hz. İbrahim'in eşi, Hz. İsmail'in annesi Hacer'in adı. Arapça Hakan Hükümdar, kağan; en büyük han, imparator. Türkçe Hakkı Doğrulukla, gerçekle ilgili; hak sahibi, dürüst kimse. Arapça Halil Dost, yakın arkadaş, sadık kimse. Arapça Halime Yumuşak huylu, sabırlı ve hoşgörülü kadın. Arapça Hamza Aslan; güçlü, heybetli ve cesur kimse. Arapça Hande Gülüş, tatlı ve içten gülümseme. Farsça Harun Dağ adamı; Harun peygamberin adı. İbranice Hasan Güzel, iyi, hoş olan kimse. Arapça Hatice Erken doğan; Hz. Muhammed'in ilk eşi Hatice'nin adı. Arapça Hayat Yaşam, canlılık; doğumdan ölüme kadar geçen süre. Arapça Hayri Hayırla, iyilikle ilgili; uğurlu, hayırlı kimse. Arapça Hayrünnisa Kadınların en hayırlısı, en iyisi. Arapça Hazal Kurumuş sonbahar yaprağı; meşe yaprağı. Türkçe Hazan Sonbahar mevsimi; yaprakların döküldüğü dönem. Farsça Hira Hz. Muhammed'e ilk vahyin geldiği mağaranın bulunduğu dağ. Arapça Hülya Tatlı hayal, düş; dalıp gitme, hülyaya kapılma. Arapça Hümeyra Pembe yanaklı, beyaz tenli; Hz. Aişe'nin lakaplarından biri. Arapça Hüseyin Güzel, sevimli, küçük güzel; Hasan'ın küçültme biçimi. Arapça İbrahim Halkların babası; İbrahim peygamberin adı. İbranice İdris Çok öğrenen, çalışkan; İdris peygamberin adı. Arapça İlyas Tanrı'm Yehova'dır; İlyas peygamberin adı. İbranice İnci İstiridyede oluşan, parlak ve değerli beyaz tane; saflık simgesi. Türkçe İpek İpek böceğinin ördüğü parlak ve yumuşak lif; incelik, zarafet. Türkçe İrem Efsanevi cennet bahçesi; çok güzel ve görkemli bahçe. Arapça İsa Allah kurtarır; İsa peygamberin adı. İbranice Işık Cisimleri görünür kılan, gözü etkileyen fiziksel enerji; aydınlık. Türkçe İsmail Allah işitir; İsmail peygamberin adı. İbranice İsmet Temizlik, masumluk, günahsızlık; namus. Arapça Kaan Hükümdar, hakan; eski Türklerde büyük han. Türkçe Kader Alın yazısı, yazgı; Allah'ın takdir ettiği şey. Arapça Kadir Güçlü, kudretli; değer, kıymet. Arapça Kağan Hükümdar, imparator; eski Türklerde en yüksek unvan. Türkçe Kartal Güçlü pençeli, keskin gözlü büyük yırtıcı kuş; yücelik simgesi. Türkçe Kayra Tanrı'nın insanlara bağışı, lütuf, ihsan. Türkçe Kemal Olgunluk, eksiksizlik, en yüksek değer. Arapça Kerem Cömertlik, soyluluk, iyilikseverlik, lütuf. Arapça Kiraz Kırmızı renkli, tatlı ve sulu küçük meyve. Rumca/Yunanca Kıraç Verimsiz, sert ve kuru toprak; dayanıklılık çağrışımı. Türkçe Kıvanç Sevinç, övünç, mutluluk duyma. Türkçe Korkut Korku salan, heybetli; Dede Korkut'a gönderme. Türkçe Kübra En büyük, en ulu, çok büyük olan. Arapça Kumru Güvercine benzeyen, boz renkli yumuşak ötüşlü kuş. Farsça Kuzey Dört ana yönden biri; pusula ucunun gösterdiği yön. Türkçe Lale İlkbaharda açan, kadehe benzer renkli bahçe çiçeği. Farsça Levent Boylu boslu, yakışıklı; eskiden donanma askeri. Türkçe Leyla Gece, karanlık; Leyla ile Mecnun hikâyesinin kadın kahramanı. Arapça Lina Genç hurma fidanı; yumuşaklık, incelik ve zarafet. Arapça Lokman Hikmet sahibi; şifa ve bilgelikle bilinen Lokman Hekim'e gönderme. Arapça Manolya İri, beyaz ve güzel kokulu çiçekleri olan süs ağacı. Latince Mavera Öte, ötesi; görünen dünyanın ötesindeki manevi âlem. Arapça Mavi Açık gökyüzünün ve denizin rengi; huzur simgesi. Türkçe Mehmet Övülmüş, övgüye değer kimse; Muhammed adının Türkçeleşmiş biçimi. Arapça Mehtap Ay ışığı, mehtaplı gece aydınlığı. Farsça Melek Nurdan yaratılmış manevi varlık; çok iyi ve temiz kalpli kimse. Arapça Melike Kraliçe, hükümdar kadın; ülkenin sahibi. Arapça Meltem Yazın denizden karaya doğru esen serin ve hafif rüzgar. Türkçe Menekşe Mor renkli, hoş kokulu küçük bahar çiçeği. Farsça Mert Yiğit, sözünün eri, güvenilir ve dürüst kimse. Farsça Merve Mekke'de Safa ile birlikte sa'y edilen kutsal tepenin adı. Arapça Meryem İbadet eden, Allah'a adanmış; Hz. İsa'nın annesi Meryem'in adı. İbranice Mete Büyük Hun hükümdarı Mete Han'ın adı; yiğit, kahraman. Türkçe Metin Sağlam, dayanıklı, güçlü ve metanetli kimse. Arapça Mine Metal eşyaya sürülen renkli sırça; küçük mavi çiçek. Farsça Mira Hayranlık uyandıran, şaşırtıcı güzellikte; parlak bir yıldız adı. Latince Miraç Yükselme, göğe çıkma; Hz. Muhammed'in göğe yükselişi. Arapça Murat İstek, dilek, arzu edilen şey; amaç. Arapça Musa Sudan çıkarılan; Musa peygamberin adı. İbranice Mustafa Seçilmiş, arınmış; Hz. Muhammed'in lakaplarından biri. Arapça Naz İşve, cilve; kendini beğendirmek için yapılan davranış. Farsça Nazende Nazlı, işveli, edalı; nazıyla gönül çelen kadın. Farsça Nazlı Nazı olan, işveli; kolay razı olmayan, cilveli. Farsça Necati Kurtuluşla ilgili; kurtulmuş, selamete ermiş kimse. Arapça Necip Soylu, asil, temiz soydan gelen kimse. Arapça Nehir Irmak, büyük akarsu. Arapça Nehira Irmak, akarsu; bereket ve süreklilik çağrışımı. Arapça Nehirhan Nehir ile han birleşimi; akarsu kadar bereketli hükümdar. Arapça Nergis Beyaz veya sarı renkli, güzel kokulu bahar çiçeği. Rumca/Yunanca Nilay Nil ile ay birleşimi; ay gibi parlak su, nehir aydınlığı. Türkçe Nilüfer Durgun sularda açan, büyük yapraklı ve güzel su çiçeği. Farsça Nisa Kadınlar; Kur'an'da kadınlarla ilgili bir surenin adı. Arapça Nuh Rahat, huzur; tufanla bilinen Nuh peygamberin adı. İbranice Nur Aydınlık, parıltı, ışık; manevi aydınlık. Arapça Nurgül Nur ile gül birleşimi; ışık saçan gül, parlak güzellik. Arapça Nuri Işıkla, nurla ilgili; aydınlık ve parlak kimse. Arapça Oğuz Saf, temiz, halis; eski bir Türk boyunun adı. Türkçe Ömer Uzun ömürlü, yaşam dolu kimse. Arapça Onur İnsanın kendine duyduğu saygı, şeref, haysiyet. Türkçe Orçun Ardıl, halef; bir kimsenin yerine geçen. Türkçe Orhan Şehrin, kentin hâkimi, han; Osmanlı padişahının adı. Türkçe Osman Toy kuşu yavrusu; Osmanlı'nın kurucusunun adı. Arapça Öykü Kısa anlatı, hikâye; yaşanmış veya tasarlanmış bir olayın anlatımı. Türkçe Ozan Şair, halk şairi; saz çalıp şiir söyleyen sanatçı. Türkçe Ozanay Ozan ile ay birleşimi; ay gibi parlak şair. Türkçe Ozansu Ozan ile su birleşimi; su gibi akıcı şair. Türkçe Papatya Beyaz taç yapraklı, sarı göbekli kır çiçeği; sadelik simgesi. Rumca/Yunanca Pelin Acı kokulu, hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. Türkçe Perihan Perilerin şahı, peri padişahı; çok güzel kadın. Farsça Pervin Ülker yıldız kümesi (Pleiades); parlak yıldız topluluğu. Farsça Pınar Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak, memba. Türkçe Poyraz Kuzeydoğudan esen soğuk ve sert rüzgar. Rumca/Yunanca Rabia Dördüncü; ilkbahar, dördüncü mevsim çağrışımı. Arapça Ravza Yeşillik, çiçekli bahçe; Mescid-i Nebevi'deki kutsal bölge. Arapça Reyhan Fesleğen; güzel kokulu bir bahçe bitkisi. Arapça Rıza Hoşnutluk, gönül rahatlığı, kabullenme. Arapça Rüya Uykuda görülen düş; hayal, tasarlanan güzel istek. Arapça Rüzgar Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel. Farsça Saba Doğudan esen hafif ve hoş rüzgar; tan yeli. Arapça Şahin Avcı, yırtıcı bir kuş; keskin bakışlı ve hızlı. Farsça Salih İyi, doğru, dürüst ve elverişli kimse; Salih peygamberin adı. Arapça Sami Yüce, yüksek, ulu; saygın ve değerli kimse. Arapça Sare Hanımefendi, prenses; Hz. İbrahim'in eşi Sara'nın adı. İbranice Sarp Dik ve geçilmesi güç, çetin; sağlam ve güçlü kimse. Türkçe Şebnem Gece nemi, çiy; sabah çiçeklere düşen su taneleri. Farsça Seda Ses, yankı, seslenme; güzel ses. Arapça Şefika Şefkatli, merhametli, acıyan ve koruyan kadın. Arapça Selim Sağlam, kusursuz, sağlıklı; temiz yürekli kimse. Arapça Selin Coşkun akan su, sel; coşkulu ve canlı. Türkçe Sena Övgü, methetme; yüceltme ve şükür. Arapça Sencer Delip geçen, mızrak gibi; Selçuklu sultanı Sencer'in adı. Türkçe Şenol Neşeli ol, mutlu yaşa anlamında bir dilek adı. Türkçe Sera Bitki yetiştirilen camlı yapı; saray, köşk. Farsça Serdar Komutan, başkomutan; ordunun başı. Farsça Sevda Güçlü ve tutkulu sevgi, aşk, kara sevda. Arapça Sevgi İnsanı bir şeye veya birine bağlayan güçlü duygu, muhabbet. Türkçe Sevinç İstenen bir şeyin olmasıyla duyulan coşku, mutluluk, neşe. Türkçe Şevval Ramazan'dan sonra gelen hicri ayın adı; bayram ayı. Arapça Şeyma Vücudunda ben olan; Hz. Muhammed'in sütkardeşinin adı. Arapça Sezai Layık, değer, yaraşır olan kimse. Arapça Simge Sembol, bir kavramı temsil eden işaret veya nesne. Türkçe Sinan Mızrak ucu, süngü; usta mimar Sinan'a gönderme. Arapça Şirin Tatlı, sevimli, cana yakın; Ferhat ile Şirin hikâyesinin kahramanı. Farsça Sıla Hasret giderme, kavuşma; özlenen memleket, vatan. Arapça Su Yaşamın temel kaynağı, renksiz ve kokusuz sıvı; saflık simgesi. Türkçe Şükrü Şükreden, iyiliğin değerini bilen ve teşekkür eden kimse. Arapça Süleyman Huzur, barış; Süleyman peygamberin adı. İbranice Sultan Hükümdar, padişah; güç ve otorite sahibi kimse. Arapça Sümbül Salkım biçiminde, güzel kokulu bahar çiçeği. Farsça Sümeyra Esmer, hafif buğday tenli güzel kadın. Arapça Sümeyye Yüce, yüksek; İslam'ın ilk kadın şehidi Sümeyye'nin adı. Arapça Talat Yüz güzelliği, görünüm; parlak çehre. Arapça Talha Meyveli bir ağaç türü; cennet ağacı (muz ağacı). Arapça Tan Güneş doğmadan önceki alaca aydınlık, şafak. Türkçe Tanju Hun hükümdarlarına verilen unvan; gök oğlu, kutsal hükümdar. Türkçe Tarık Sabah yıldızı, gece gelen; geceleyin gelen yolcu. Arapça Taylan İnce, uzun boylu ve yakışıklı; zarif kimse. Türkçe Tekin Uğurlu, güvenilir; eski Türklerde prens, şehzade. Türkçe Toğan Doğan kuşu, şahin; avcı yırtıcı kuş. Türkçe Tolga Eski savaşçıların başlarına giydiği madeni başlık, miğfer. Türkçe Tomris İskit/Saka kraliçesi Tomris'in adı; güçlü ve cesur kadın hükümdar. Türkçe Toprak Yer kabuğunun verimli üst tabakası; vatan, yurt. Türkçe Toprakhan Toprak ile han birleşimi; yurt sahibi, toprağın hükümdarı. Türkçe Tuana Cennetten gelen, ilahi; güç ve kuvvet sahibi. Farsça Tuğçe Küçük tuğ; sancak süsü, küçük nişan. Türkçe Tuğra Padişahların imza yerine kullandığı süslü nişan, mühür. Türkçe Tuğrul Avcı bir kuş; Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey'e gönderme. Türkçe Tülay Ay ışığının ince örtüsü; tül gibi ay aydınlığı. Türkçe Tülin Ay ışığının saçtığı ince ışık örtüsü; hafif aydınlık. Türkçe Tuna Avrupa'nın büyük nehri Tuna; bolluk, bereket çağrışımı. Türkçe Tunahan Tuna nehri ile han birleşimi; bereketli hükümdar. Türkçe Tunç Bakır ve kalay alaşımı, bronz; sağlam ve dayanıklı. Türkçe Turgut Oturulacak, yaşanacak yer; verimli ve yerleşik yurt. Türkçe Türkan Hatun, hanım sultan; soylu ve saygın kadın. Türkçe Ufuk Gökle yerin birleşir gibi göründüğü çizgi; geniş görüş, hayal sınırı. Arapça Uğur İyilik getirdiğine inanılan belirti; talih, baht, şans. Türkçe Ümmügülsüm Tombul yanaklı; Hz. Muhammed'in kızlarından birinin adı. Arapça Umut İyi bir şeyin gerçekleşmesi beklentisi, ümit. Türkçe Utku Zafer, yengi, savaşta kazanılan başarı. Türkçe Vedat Sevgi, dostluk, muhabbet. Arapça Vildan Cennet hizmetçileri; çocuklar, yeni doğanlar. Arapça Volkan Yanardağ; ateş ve coşku simgesi. Latince Yağız Esmer, koyu renkli; yiğit, mert ve sağlam delikanlı. Türkçe Yağmur Buluttan damlalar halinde yere düşen su; bereket simgesi. Türkçe Yağmurcan Yağmur ile can birleşimi; can veren yağmur, bereket. Türkçe Yahya Yaşayacak, hayat bulan; Yahya peygamberin adı. İbranice Yakup Ardından gelen, izleyen; Yakup peygamberin adı. İbranice Yamaç Dağın veya tepenin eğimli yan yüzeyi. Türkçe Yaman Güçlü, becerikli, etkili; zorlu ve atak kimse. Türkçe Yaprak Bitkilerin solunum yapan, çoğu yeşil ve ince organı. Türkçe Yaren Dost, arkadaş, can yoldaşı, sırdaş. Farsça Yasemin Beyaz ve hoş kokulu, sarmaşık biçiminde çiçek açan bitki. Farsça Yavuz Sert, çetin, güçlü ve heybetli; Yavuz Sultan Selim'e gönderme. Türkçe Yeliz Hafif esen yel, esinti; rüzgar gibi özgür. Türkçe Yiğit Cesur, kahraman, korkusuz ve güçlü kimse. Türkçe Yıldız Geceleri gökyüzünde parıldayan gök cismi; parlaklık simgesi. Türkçe Yunus Güvercin; Yunus peygamberin adı. İbranice Yusuf Allah artırsın, çoğaltsın; Yusuf peygamberin adı. İbranice Yusufcan Yusuf ile can sözcüklerinin birleşimi; sevgili Yusuf. Arapça Yusufhan Yusuf ile han birleşimi; güzel ve değerli hükümdar. İbranice Zafer Savaşta veya bir mücadelede kazanılan başarı, galibiyet. Arapça Zambak Büyük, beyaz ve hoş kokulu çiçekler açan süs bitkisi. Arapça Zehra Parlak, aydınlık yüzlü; Hz. Fatıma'nın lakabı. Arapça Zekeriya Allah hatırladı, andı; Zekeriya peygamberin adı. İbranice Zeki Anlayışı güçlü, çabuk kavrayan, akıllı kimse. Arapça Zeliha Hz. Yusuf kıssasında adı geçen kadın; güzelliğiyle bilinir. Arapça Zerrin Altından yapılmış, altın gibi parlak ve değerli; sarı nergis. Farsça Zeynep Değerli taş; güzel kokulu bir çiçek (zeyneb). Arapça
Hızlı Erişim