Zihnin Gizli Bağları: Çağrışım Olgusu
Bir nesnenin, bir olayın, bir cümlenin başka bir durumu, olayı anımsatmasına çağrışım diyoruz. Kelime çağırmak fiilinden türetilmiş bir terim. Nesnenin veya olayın zihnimize diğer bir nesneyi veya olayı çağırmasından yola çıkılarak bu duygu durumuna böyle bir isim verilmiş olabilir.
Kişiden kişiye değişse de genelde çağrıştıran ile çağrıştırılan arasında belli başlı bir bağ vardır. Burada çağrıştıran, çağrıştırdıklarının bir parçası, bir üyesi ya da özelliklerinden birisidir. Mesela siyah kimine geceyi, kimine kömürü, kimine beyazı çağrıştırır. Bu çağrıştırılanlar arasında siyah, günün diğer yarısının rengi, bir emeğin somut hali ve bir rengin ise tezatıdır.
Elbette kişinin psikolojik durumu, yaşadıklarının zihninde edindiği yer ve bıraktığı izler, çağrıştıran- çağrıştırılan ikilisinin arasındaki bağa spesifik özellik verebilir. Yani bazıları için siyah renginin çağrıştırdığı durum, nesne ve olay belki de milyonlarca insanın zihninde canlanma ya da bağ kurma olasılığı olmayan olgulardır. Zifiri karanlıkta yüksek sesle aniden havlayan köpek tarafından korkutulma öyküsü olan bir insana siyah dendiğinde aklına havlama, köpek veya ısırılma korkusu gelmesi bu duruma örnek olabilir diye düşünüyorum.
Hatırlamanın bir diğer yolu olan çağrışım, belki de beynimizin unutmaya karşı edindiği bir silahtır. Öyle ya bazen ne kadar yoğunlaşırsak yoğunlaşalım bir türlü aklımıza gelmeyeni, gördüğümüz duyduğumuz şeylerle sanki hatırlamak için hiçbir çaba sarfetmemiş gibi birden hatırlamıyor muyuz? Bu minvalde bir zihinsel refleks olarak değerlendirebileceğimiz çağrışım durumunu beynimizin sağlığı açısından hep diri tutmalıyız.
Bunun yolu da hayalgücünden, duygusal deneyimlerden, zihni düşünsel olarak serbest bırakmaktan, yazmaktan, çizmekten geçiyor. Yani kitap okumak, geziler yapmak, doğadaki veya günlük hayattaki olağan-olağandışı durumları veya tepkimeleri zihne sınır koymadan düşünmek, belki süreklilik disiplini açısından günlük tutmak edebi veya ebedi kaygısı gütmeden yazmak, beğenilme arzusunu elinin tersiyle itip çizimler yapmak… Bunlar zihnimize hemen her şeyin çağrışım yapmasını sağlayacak unsurlardır.
Yukarıda da belirttiğim gibi bazen bir şey, birinin zihninde öyle bir şey çağrıştırıyor ki bunu neredeyse başka bir zihin yapamıyor… Başka bir zihinde o eşleştirme o anımsama cereyan etmiyor. Mazisinde neler yaşadı, neler gördü, gördüğünü, yaşadığını yahut şahit olduğunu beyni nasıl kodladı nasıl yorumladı bilinmez ama bazıları için bazı neslelerin anımsattıkları, onların tamamen nev-i şahsına münhasır psikolojileriyle alakalı bir durumdur.
Benim zihnimde de çağrıştıran- çağrıştırılan arasındaki bağ tutarsızlığına örnek verebileceğim bir çağrışım var. Herkesin vardır elbette ama benimkisi epey ironik ve mizaha müsait bir anımsama.
Taze fasulye yemeği…
Kiminin aklına acıkmak hissini, kimin aklına annesini, ninesini, belki kılçığından dolayı kiminin aklına boğaz kaşıntısını ya da yutma zorluğunu getirir. Ya da buna dair birkaç absürd anımsatma sıralanabilir. Ama taze fasulyenin bende yaptığı çağrışım belki de en absürd olanı.
Bir tabak taze fasulye yemeği bana her zaman Yeşilçam sinemasının en güzel kadınlarından, sanatında mahir, hanımefendiliğinde örnek, müstesna sanatçımız Perihan Savaş’ı hatırlatır. Yani nerede olursa olsun bir tabak taze fasulye gördü müydü aklıma gelen ilk şey Perihan Savaş olur.
Sinema tarihimizde Hababam Sınıfı filmi öğrencilerinin yaşça küçük versiyonu diyebileceğimiz ‘’ Bitirimler Sınıfı’’ filmi vardır. Başrollerinde Perihan Savaş, Adile Naşit, Aydemir Akbaş ve Sezer İnanoğlu’nun oynadığı bu filmde Hababam Sınıfı filmi serilerinde öğrencileri tüm haylazlıklarına rağmen hep kayıran kollayan hademe rolündeki Adile Naşit bu filmde de aynı roldedir.
Sebebi tam aklıma gelmiyor ama ‘’ Bitirimler Sınıfı ’’ öğrencilerinin en azılısı Sezer cezalıyken yatakhaneye Zehra Hanım (Adile Naşit) gece vakti bir tencere yemek getirir. Sezer tam tencerenin kapağını açacakken kapı çalar ve Selma Öğretmen (Perihan Savaş) bir kuğu edasıyla adeta süzülerek içeriye girer. ‘’ Yemeklerinizin methini duydum Zehra Hanım’’ diyerek Sezer’in yanına oturur, kapağı açar ve tenceredeki taze fasulye yemeğini kor kızıl dudaklarını büze büze, ekmeksiz afiyetle yer.
Ama ne yemek… O sahnede gördük ki yeryüzünde taze fasulye yemeğini Perihan Savaş’tan daha güzel yiyen bir insan bulunamaz. O bir rol değil, rol üstü olağanüstü bir performans. Hâlâ hayran olduğum kendisiyle tanışma şerefine nail olursam; ‘’ Perihan abla. ALLAH aşkına söyle o sahneye kaç gün yemek yemeyerek hazırlandın. Yahut öyle güzel taze fasulye yemeyi nereden kimden öğrendin?’’ sorularını sormadan edemeyeceğim.
Acaba, o sahnede karnım mı açtı yoksa daha öncesinde canım taze fasulye mi çekti diye kendimi sorguluyorum ama yani yok, bu çağrışımın bende sebep sonuç ilişkisine dair bir cevabı yok. Taze fasulye Perihan Savaş…
Ah be Perihan Abla! Yediğin bir tabak taze fasulye yahu… Bonfile, kaburga, bilmem ne kebabı değil. O ne iştah o ne naz o ne eda…? Sezer’i özendireyim derken bir milleti taze fasulyeye özendirdin. Birkaç kuşak taze fasulye yemeğini seninle sevmekle kalmadı senin taze fasulye yemene aşık oldu… Demek ki neymiş kardeşim? Bir insan güzelse uyurken de güzeldir taze fasulye yerken de…
Hatta geçen arkadaşlarla bir sohbet anında konu nasıl olduysa buna geldi. İçimizden bir arkadaş o sahnede Perihan Savaş’ın yediği yemeye ‘’ Biber kızartması’’ deyince önce esefle kınadım, sonrasında şiddetle uyarıp; ‘’ Başım teneşire gelse unutmam. Perihan Savaş’ın o filmde yediği yemek taze fasulye yemeğidir.’’ dedim.
Elbette birçoğumuzun ilk duyulduğunda anlamlandırılamayan ya da mantık çerçevesine oturtulamayan, çağrışan ile çağırışılan arasındaki bağ anlamında tutarsız çağrışımları vardır ama benimkisi kadar ironik midir bilmem…?
Taze fasulye yemeği, Perihan Savaş…
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış
Devamını keşfet — Bunları da oku
- Dünya Kupası Serüvenimiz Heyecanımız ve Fedakarlığımız
- İnsanın Değer Verdiği Şeyler O İnsanın Kim Olduğunu Ele Verir Mi?
- Bir Pazar Klasiği Serpme Kahvaltı İsrafın Zirvesi mi ?
- 2040 Yılında Sigara ile Mücadelede Son Koz
- 5.2 Büyüklüğünde Deprem Girit Adası Açıklarında Sarsıntı Yarattı
- 5.2 Büyüklüğünde Deprem Girit Açıklarında Meydana Geldi
- 4.6 Büyüklüğünde Deprem Girit Adası Açıklarında Meydana Geldi
- 5.2 büyüklüğünde deprem Girit Adası açıklarında meydana geldi
- 4.6 Büyüklüğünde Deprem Girit Açıklarında Meydana Geldi
- Sabah Piyasaları: Bitcoin 63.605 Dolar, Gram Altın 6.190 TL
- Yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2026-YKS 3. Oturum 2026 Sınavı — Sınav Yeri, Saati ve Son Kontroller
- Yarın YKS - AYT 2026 Sınavı — Sınav Yeri, Saati ve Son Kontroller